Tarihî bir mahallede halılar: dolaptakiler ve her gün basılanlar
Göl kıyısındaki bu eski mahallede, evde iki farklı halı grubuna rastlamak olağandır. Biri dededen ya da anneden kalan, kış boyunca dolapta bekleyen ve yılda bir kez serilen parçalardır. Öbürü salonda her gün ezilen, çocukların oynadığı sade halılardır.
Bu iki grubu aynı usulle yıkamak doğru olmaz. Mesajınızda hangi halının hangi gruba girdiğini yazarsanız, ekip yöntemi ona göre seçer. Yaşı belirsiz bir halıda önce doku ve boya yoklanır; sonuç ne çıkarsa size söylenir, karar yine sizindir.
Tarihî dokulu bir semtte oturmak halınızın da eski olduğu anlamına gelmez elbette; yeni alınmış, ince dokulu bir makine halısı da aynı mesajda yer alabilir. Önemli olan her parçanın ayrı ayrı tanıtılması, böylece tek bir ortak yöntemle hepsini yıkama hatasına düşülmemesidir.
Taşınma öncesi ya da sonrası yapılan toplu halı yıkamalarında da aynı düzen geçerli: önce ne kadar halı olduğu, sonra hangi odada hangisinin kullanılacağı yazılır. Bu sıra hem alımı hem teslimi hızlandırır.